içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Kadınlar Günü’nün adı var, tadı yok…

8 Mart Emekçi Kadınlar Günü bu yıl da yine, televizyon ve internet reklamları ile kutlanıyor. Çeşitli platformlarda paylaşılan eşitlik dilekleri ile her yıl olduğu gibi dilek ağacına yine eşitlik dileklerinin asıldığı bir gün olarak anlam buluyor.

 

8 Mart Kadınlar Günü, fabrikalarda çalışan kadınların erkek çalışanlarla eşit ücret almamasından kaynaklı olarak kadınların isyanı ile ortaya çıkmış bir gündür. O nedenle de, adı Emekçi Kadınlar Günü’dür.

 

Emekçi Kadınlar Günü, aslen insan hakları temelli, bir eşitlik probleminin varlığının ispatıdır. Kadınlar gününün ortaya çıkışından bu yana, çok da yol kat edilemediğinin bir göstergesi ise, Avrupa Birliği raporlarında halen kadın çalışanların erkek çalışanlarla eşit ücretlendirilmediğinin yazılı olmasıdır.

 

Kadın erkek eşitliği denildiğinde, emeklerin eşitliğinden bahsetmek dolayısıyla da, kadınların ikincil olarak değil, eşit olarak değerlendirilme ihtiyacının varlığını kabul etmek gereklidir. Çünkü nasıl, insanlar arasında ırksal ve dinsel ayrımlar yapılıyorsa ve vakti zamanında bir zenci ile beyaz kişinin aynı işte çalışması mümkün dahi değilken, hadi ki çalıştı diyelim aynı ücreti alamaması söz konusu idi. Bu noktada, aynı yönde gelişmiş bir ayrımcılıktan bahsedilebilir. Irksal yönde ve hatta dinsel yöndeki ayrımcılığa yönelik çok büyük adımlar atılarak, uzun yollar gidilmişse de, cinsiyet ayrımcılığı konusunda insanlık henüz emekleme dönemindedir, diyebiliriz. 

 

8 Mart Kadınlar Günü, aslında kadına yönelik şiddetin önlenmesi ile ilgili bir gün değildir. Ücret eşitsizliğinden ortaya çıkarak, ikinci sınıf olarak var olmayı kabul etmeyen kadın çalışanların isyanıdır. Ancak günümüzde ülkemiz şartlarında her gün kadına yönelik şiddet yaşandığından, bugün kadına yönelik şiddete de dikkat çekilen bir gün olarak, Emekçi Kadınlar Günü’ne anlam yükleniyor. Çünkü şiddet meselesinin kazanı her gün kaynıyor, ne yazık ki, her gün konuşmak gerekiyor.  

 

8 Mart Emekçi Kadınlar Günü, kadının var oluşu ile ilgili bir gün de değildir. Zira, kadının varoluşu yadsınamayacak şekilde her alanda ve her yerde vardır. Bu yüzden kutlanmaya ve kutsanmaya ihtiyacı yoktur.

 

8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nün varlığına ihtiyaç duyulmayacağı günlere gelindiğinde, işte o zaman,  bu insan hakları probleminin ortadan kalktığını söyleyerek, asıl o zaman kutlama yapacağız.

 

O zamana kadar, kadınlar gününün adı var, tadı yok.

Bu yazı 2782 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum