içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Omicron senaryoları... Bilim Kurulu Üyesi Tevfik Özlü, tek tek açıkladı

Dünya Omicron varyantını konuşuyor... Kimileri Omicron ile pandeminin sonu gelecek derken kimileri artan vaka sayılarından endişe ediyor. Odatv, Bilim Kurulu Üyesi Tevfik Özlü'yle konuştu.

Omicron senaryoları... Bilim Kurulu Üyesi Tevfik Özlü, tek tek açıkladı
Haberi Sesli Dinle

Özlü, iyi ve kötü senaryoları yorumladı, kafalardaki 'acaba'ları değerlendirdi. Aşılama ile pandeminin biteceğini düşünmediğini söyleyen Tevfik Özlü, "Omicron ile sona erecek" olasılığını yorumladı: "Bu olabilir, doğru çıkabilir ama henüz erken"

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Tevfik Özlü, Omicron varyantıyla ilgili akıllardaki soruları yanıtladı. Odatv'ye konuşan  Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü baskın semptomları saydı, dikkat edilmesi gerekenleri söyledi ve Omicron ile pandeminin sonu gelecek iddiasını yanıtladı.

 

BASKIN SEMPTOMLAR

Omicron varyantının en baskın semptomlarına dikkat çeken Tevfik Özlü şunları sıraladı:  "Daha çok burun tıkanıklığı, burun akıntısı, yüz bölgesi ile alında sinüzit tipi bir ağrı, baş ağrısı, boğazda yanma ile kaşıntı hissi, boğaz ağrısı aynı zamanda sırt ile göğüs ağrıları, kas ağrıları ve halsizlik genel itibarıyla bu. Ateş bazen oluyor bazen olmuyor öksürük olabiliyor, bulantı olabiliyor. Genel itibarıyla semptomlar grip ya da soğuk algınlığına benziyor. Genelde ayakta tedavi görüyor hastalar, hastaneye yatış çok gerektirmiyor. Ama ileri yaşlı ya da eşlik eden kronik rahatsızlığı olan bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde ağır tabloya dönüşebilir ve ölümlere sebep olabilir."

 

NELERE DİKKAT ETMELİ

Alınması gereken tedbirler için daha öncekilerden bir fark olmadığını belirten Tevfik Özlü, Omicron'un daha bulaşıcı olduğunu vurgulayarak şu uyarıları yaptı:  

"Aslında şimdiye kadar bildiğimiz kuralların dışında değil. Aynı tedbirler geçerli ama Omicron çok daha kolay ve kısa zamanda bulaşıyor ve çok daha hızlı yayılıyor. Bu nedenle bu tedbirlere çok daha fazla dikkat etmek gerekiyor. Özellikle mesafenin korunması önemli. Sosyal alanlarda açık alanlar da bile olsa bulaşma riski var. 1.5, 2 metrenin korunması, maskenin usulüne uygun kullanılması gerekiyor. Diğer insanlarla paylaştığımız kapalı alanlar, bulaşması için en uygun alanlar... Buralarda fazla vakit geçirmemek mümkünse hiç girmemek lazım. Kalabalıklara sokulmamak, temas etmemek, sarılmamak, tokalaşmamak lazım. En çok da birlikte yeme içme kültüründen bulaşıyor. Yemek yerken maskeler çıkıyor mesafe de korunamıyor. Bunlara dikkat etmek gerekiyor."

 

PANDEMİ AŞIYLA BİTER Mİ

Tevfik Özlü, aşıları etkisiz kılan varyantların, aşıya ulaşmakta yaşanan zorlukların, hızlı aşılama yapılamasının ve aşı yaptırmak istemeyen insanların pandeminin bitmesi için gerekli bağışıklığın sağlanamamasına sebep olduğunu söyledi. Aşılama ile pandemiyi durduracak bağışıklığa ulaşılamayacağını düşündüğünü belirten Özlü şu ifadeleri kullandı: 

"Virüsü durdurmak için toplumsal bağışıklığın oluşması ya hastalığı geçirerek ya da aşılarla olacak. Aşılamanın hızlı ve yaygın olarak yapılmamı gerekiyor ki böyle bir bağışıklık oluşsun ve virüsü durdursun. Oysa bunu yapamıyoruz, pek mümkün olmuyor. Hem aşılara ulaşımla ilgili sorun var yoksul ülkeler aşıya ulaşamıyor mesela. Hem de bazı insanlar istemiyor ya da ihmalkar davranıyor. O nedenle aşılama çalışmaları çok hızlı bir şekilde yaygın hale gelemedi. Böyle olunca süreç uzuyor, elde edilen bağışıklık zaman içinde zayıflıyor, yeni doz aşılamalar gerekiyor, yeni varyantlar çıkıyor, bunlar mevcut aşılardan kaçabiliyor. Dolayısıyla aşılarla pandemiyi durduracak bir bağışıklığın kazanılması mümkün olmadı ve olmayacak gibi görünüyor."

 

 

(Tevfik Özlü)

 

SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI OLUR MU

Aşı dışındaki diğer seçeneğin sürü bağışıklığı olduğunu hatırlatan Tevfik Özlü, bu haliyle bunun istenilmeyen bir yol olduğunu ve kayıplara yol açtığını vurguladı. Özlü şunları anlattı:  

"Diğer seçenek hastalığı geçirerek kazanılan bağışıklık, tabii bu hiç istemediğimiz bir yol. Çünkü hastalığı geçirdiğinizde büyük bedeller ödüyorsunuz. Entübe edilenler, hastaneye yatanlar, yoğun bakıma alınanlar, hayatını kaybedenler... Hasta olanlarda bağışıklık gelişiyor ama pek çok kişi de zarar görüyor. Hastalığın topluma büyük bir maliyeti oluyor. Hastalığı geçirerek elde edilecek bağışıklık tercih edilen bir yöntem değil."

"Ne var ki" diyerek devam eden Tevfik Özlü insanları öldürmeyen, ağır hastalığa neden olmayan bir varyant için bu durumun farklı olacağının altını çizdi. Tevfik Özlü şöyle konuştu:  

"Ne var ki işte hızlı bulaşan çabuk yayılan ama insanları öldürmeyen, ağır hastalığa neden olmayan bir varyant ortaya çıkarsa, dünyaya yayılırsa ve insanları kısa sürede hastalandırırsa bir sürü bağışıklığı oluşturabilir. Ölümcül olmadığını düşünürsek, o zaman çok büyük hasar ve bedel ödemeden bağışıklık sağlanmış olur. Bu, aşı olmayan, olmak istemeyen ya da ulaşamayan insanları da etkileyeceği için daha yaygın bir bağışıklık oluşturacaktır." 

 

ACABA BU OMİCRON MU 

"Omicron için bazılarının beklentileri bu yönde" diyerek devam eden Tevfik Özlü şunları vurguladı:

"Bu virüs çok hızlı bulaşıp, yayılıyor. Günlük vaka sayıları dünyada 2.5 milyonu aştı. Genelde bildirilen vakaların hafif seyrettiği ve ölümcül olmadığı yönünde. Buna dayanarak 'Bu Omicron acaba kısa sürede dünyaya yayılır herkese bulaşır ve kimseyi öldürmeden bir bağışıklık oluşturur, pandemiyi bitirir' diye bir senaryo yazılıyor. Bu olabilir, doğru çıkabilir böyle bir olasılık var ama bunu şimdiden söylemek çok mümkün değil."

 

BİRAZ BEKLEMEK LAZIM

Özlü, iyi senaryoyu besleyen kanıtların henüz doğrulanmadığını kaydederek, biraz beklemek gerektiğini söyledi ve şunları ekledi:

"Hastalığın ağır seyretmediği ve ve ölümcül olmadığı yönündeki bilgiler yüksek kanıt düzeyinde bilgilere dayanmıyor. Genelde hastalanmayla ağır hastalığın ortaya çıkması arasında bir hafta ile 10 gün arasında bir süre var ve ölümler arasında da 3-4 hafta var... Dolayısıyla hani vaka sayılarının artmaya başlamasıyla birlikte hastane doluluk oranları hemen artmayabilir ya da ölüm sayılarında hızlı bir yükselme buna hemen eşlik etmeyebilir. Beklemek, görmek, takip etmek lazım."

Özlü bu çekincelere rağmen "Pandeminin ilk başladığı ülkeler ve coğrafyalarda dikkat edilirse vakalarda artış olmasına rağmen hastane doluluk oranlarında büyük artışlar görülmemiş gibi. Bu sevindirici, umarım bu iyi senaryo işler" diye konuştu. 

 

KORKULAN SENARYO İSE...

Özlü, Omicronun çok daha az ölümcül olsa bile hastalanan kişi sayısının hastaneleri zorlama ihtimalinin endişe yarattığını belirterek kötü senaryo ile sözlerine son verdi: 

"Korkulan, endişe edilen batı dünyasında kapanmaların planlanmasına sebep olan ise: Oransal olarak daha az ölümcül olsa bile hastalanan kişi sayısı çok çok fazla olduğu için hastane doluluk oranlarının ve ölüm sayılarının artacağı yönünde bir endişe var. Bu da kötü senaryo... Hangi yönde ilerleyecek, önümüzdeki haftalarda bu konuda daha net konuşabileceğiz."

Tarih: 08-01-2022

FACEBOOK YORUM
Yorum